top of page

Mimarlık ve Fotoğrafçılık


Eski dönemlerde fotoğrafçılık kavramı şartlar gereği olmasa da, bence insanlık tarihinden bu yana mimarlık ile paralel ilerlemiştir. Fotoğraf makinasından da öte bir tarihten bahsediyorum. İnsanlar hafızalarına kazımak istedikleri bir anıyı; bir şekli veya bir portreyi strüktürel bir yapıya, resim veya heykelcilik aracılığı ile iletmişlerdir.


Mimarlık bu konuda var oluşundan beri, fotoğrafçılığı da ebedi kılmıştır. Bu iki kavramının arasına böylece kara kedi gibi bir de 'zaman' kavramının olduğunu görmüş oluruz. Zaman ikisini de bir bütün haline getirir. Tarihi yerlerde, o dönemlere ait kesitler görürüz. Yaşanan ya da yaşanma ihtimali olan imgeler aklımızda belirir.


İki kavramın benzerliği bunlarla da sınırlı kalmaz. Öncelikli olarak iki tanesinden bahsetmek istiyorum; Açı ve Perspektif. Fotoğrafçılıkta, etkileyici bir fotoğraf çekmek istiyorsanız perspektifini iyi ayarlamanız gerekmektedir. Mimaride de buna benzer bir unsur vardır; Açı. Etkileyici bir yapı (strüktür) oluşması için açının önemi büyüktür. Sonuç olarak oluşan perspektif-açı ilişkisi ile insanları etkileyen tablolar ortaya çıkar.

Mimarlığın bu sebeplerden dolayı da bana göre bir meslek olduğunu düşünüyorum. Kendimi bildim bileli fotoğraf çekmek bana huzur veriyor, büyüleniyorum. Aslında var olan bir anıyı olabildiğince güzel bir perspektif ile yansıtınca benim için ebedi kalıyor.

 
 
 

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
bottom of page